T.C.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
E. 2019/5339
K. 2020/5214
T. 30.9.2020

SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK DERECESİNİN TESPİTİ İSTEMİ ( Davalı Şirketin Ticaret Sicil Kaydının Silinmiş Olduğu – Tüzel Kişiliği Sona Eren Davalı Şirketin İhyası İçin Tasfiye Memurluğu ile Ticaret Siciline Husumet Yöneltilerek Ayrı Bir Dava Açılması İçin Davacı Tarafa Uygun Süre Verilmesi ve Dava Açıldığı Takdirde Sonucunun Beklenmesi Gerektiği/Tüzel Kişiliğin Yeniden İhyası Halinde Taraf Teşkili Sağlanarak Sonucuna Göre Karar Verilmesi Gerektiği )

TÜZEL KİŞİLİĞİN SONA ERMESİ ( Tasfiye İşlemlerinin Eksiksiz Yapılmış Olması Gerektiği – Şayet Tasfiye İşlemleri Gerektiği Gibi Tamamlanmamış ve Tasfiyesi Gereken Hususlar Eksik Bırakılmışsa Tüzel Kişilik Ticaret Sicilinden Silinse Bile Şirketin Tüzel Kişiliğinin Sona Erdiğinin Kabul Edilemeyeceği/Tüzel Kişiliğin Yeniden İhyasına Gidilerek Taraf Teşkili Sağlanmak Suretiyle Yargılamanın Devamının Sağlanması Gerektiği )

ŞİRKETİN YENİDEN İHYASI ( Sürekli İş Göremezlik Derecesinin Tespiti İstemi – Davalı Şirketin Re’sen Terkin Edildiğinin Anlaşıldığı/Tüzel Kişiliği Sona Eren Davalı Şirketin İhyası İçin Tasfiye Memurluğu ile Ticaret Siciline Husumet Yöneltilerek Ayrı Bir Dava Açılması İçin Davacıya Süre Verilmesi ve Şirketin İhyası Halinde Taraf Teşkili Sağlanarak Sonuca Gidilmesi Gerektiği Gözetilmeden Verilen Kararın Bozulması Gerektiği )

6102/m.547,Geç.7

ÖZET : Dava, sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemine ilişkindir.

Davalı şirketin ticaret sicil kaydının silinmiş olduğu anlaşılmakla; Tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmesi, dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kurulan hükmün bozulması gerekmiştir.

DAVA : Dava, sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili ile davalı iflas idaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince davalı Kurum vekili ile davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili ile davalı iflas idaresi temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : I-)İSTEM

Davacı, sürekli iş göremezlik derecesinin tespitini istemiştir.

II-CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-)İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesi, “Davanın kabulüyle davacının 11/03/2009 tarihinde maruz kaldığı iş kazası nedeniyle maluliyet oranının %18,2 olduğunun tespitine,” karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı Kurum vekili tarafından verilen istinaf dilekçesiyle, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, sigortalı hakkında 10/04/2013 tarih ve 007148 Sayılı raporun düzenlendiğini, yapılan inceleme neticesinde sürekli iş görmezlik derecesinin %0 malüliyet gerekmez olduğuna karar verildiğini, ancak Adli Tıp Kurumu raporunda %18.2 oranında kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağına karar verildiğini, Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp’dan alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığı gibi yasaya aykırılığın da söz konusu olmadığını, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile verilen usul ve yasaya aykırı kararın ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurulduğu görülmüştür.

İflas Halinde … Endüstri A.Ş’nin İflas İdare Memuru vekili tarafından verilen istinaf dilekçesiyle, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun raporunun hükme esas alınmaması gerektiğini, deliller değerlendirilmeden karar verildiğini, malüliyet oranının tespit edilmesi için ek rapor alınması gerektiğini, tüm bu nedenlerle kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurulduğu görülmüştür.

B-)BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi; İstanbul Anadolu 20.İş Mahkemesi’nin 2018/19 Esas, 2018/568 Karar sayılı kararının usul ve yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekili ve iflas halinde … Endüstri A.Ş’nin iflas idare memuru Av.N.Ö. vekilinin istinaf başvurularının HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar vermiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:

Davalı Kurum vekili, temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenleri tekrarla eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

İflas Halinde … Endüstri A.Ş’nin İflas İdare Memuru vekili tarafından verilen temyiz dilekçesiyle, istinaf nedenleri tekrarla eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

V-)İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:

Dosya kapsamında yer alan Ticaret Sicil Müdürlüğünün 04.12.2018 tarihli cevabi yazısı ile; davalı … Hırdavat Nalburiye Çelik Konstrüksiyon Gemi Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 18.02.2015 tarihinde re’sen terkin edildiği anlaşılmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile AŞ.’nin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.

Şu halde, davalı … Hırdavat Nalburiye Çelik Konstrüksiyon Gemi Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ticaret sicil kaydının silinmiş olduğunun anlaşılması karşısında yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, Tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmelidir.

O hâlde, davalı Kurum ile davalı iflas idaresi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iflas idaresine iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine oybirliğiyle, 30.09.2020 gününde karar verildi.

kazanci.com.tr

Hukuki Haber sitesinden Alınmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz