Düzenlemenin hakkaniyete aykırı olduğunu düşündüğüm kısmı şurası ki, karar veren kişiler de nihayetinde insandır. Hayatlarında tarafsızlıklarını koruyamayacakları dönemler yaşayabilirler. Bir ihtimal olarak, şüpheli hakkında kişisel, siyasi görüş, ırk, din, mezhep vs. nedenler ile olumsuz duygular besleyen soruşturma makamının, leh ve aleyhinde delil toplaması gerekir iken yalnızca aleyhinde delil topladığını ve kovuşturma aşamasında kendi topladığı bu delillere dayanarak karar verip kişiyi mahkum ettiğini düşünelim. Eskiden bu ihtimal hukuken yoktu. Ancak 11. madde sayesinde artık imkansız değil.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin De Cubber/Belçika kararında da sorguyu yapan yargıcın, kararı veren mahkeme heyetinde bulunması, adil yargılama hakkını düzenleyen AİHS m.6 ‘nın ihlali olarak görülmüştür.

Stj. Av. Utku Doruk SİRKECİ

Hukuki Haber sitesinden Alınmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz