T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 2019/2630
K. 2019/9433
T. 27.11.2019

İTİRAZIN İPTALİ İSTEMİ ( Dosya Bilirkişi Kuruluna Tevdi Edilerek Davalının Ana Borçtan Her Halükarda Sorumlu Olduğunun Kabulü ile Yönetmelik Gereğince Elektriğin Kesilmesi Gereken Tarihin Belirlenmesi Bu Tarihe Kadar Olan Borcun Tamamının Hesap Edilmesi Bu Tarihten Sonraki Dönem İçin ise Davacının Elektriği Kesmemesinin Müterafik Kusur Teşkil Edeceği ve Bunun da Ancak Davacı İçin Gecikme Zammından İndirim Sağlayacağı Nazara Alınarak Rapor Alınıp Bir Karar Verilmesi Gerektiği )

MÜTERAFİK KUSUR ( Davalı Abone Aboneliği İptal Ettirmedikçe Abonelik Üzerinden Tüketilen Elektrik Bedelinden Davacıya Karşı Sorumlu Olduğu – Davacının Uzun Bir Süre Elektrik Tüketim Bedeline Esas Faturaların Ödenmemesine Rağmen Yönetmelik Gereği Elektriği Kesmemesinin Davacı Açısından Müterafik Kusur Teşkil Ettiği/Bu Durumda Ana Tüketim Bedeli Üzerinden İndirim Davalının Sebepsiz Zenginleşmesine Yol Açacağından Gecikme Zammı ve İşleyecek Yasal Faizden İndirim Sağlanabileceği Gözetilmeden Hüküm Kurulmasının Hatalı Olduğu )

ÖDENMEYEN ELEKTRİK FATURASI ( Hükme Esas Alınan Raporda Davacı Şirketi Tarafından Elektriğin Kesilmediği Bu Durumun Müterafik Kusur Teşkil Edeceği Ana Para Gecikme Zammı Ve Kdv Üzerinden %20 Oranında İndirim Yapıldığı – Dosya Bilirkişiye Tevdi Edilerek Davalının Ana Borçtan Sorumlu Olduğunun Kabulü ile Elektriğin Kesilmesi Gereken Tarihin Belirlenmesi Bu Tarihe Kadar Olan Borcun Tamamının Hesap Edilmesi Bu Tarihten Sonraki Dönem İçin ise Gecikme Zammından İndirim Sağlayacağı Nazara Alınarak Rapor Alınıp Karar Verilmesi Gerektiği )

2004/m.67

ÖZET : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davalı abone, aboneliği iptal ettirmedikçe abonelik üzerinden tüketilen elektrik bedelinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davacının uzun bir süre elektrik tüketim bedeline esas faturaların ödenmemesine rağmen yönetmelik gereği elektriği kesmemesi davacı açısından müterafik kusur teşkil etse de, ana tüketim bedeli üzerinden indirim yapılmayacağı, gecikme zammı ve işleyecek yasal faizden indirim yapılacağı sabittir. Davacının müterafik kusuru nedeniyle ana tüketim bedeli üzerinden indirim davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açar ki, bu da usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil eder. Hükme esas alınan raporda; davalının ödenmeyen fatura bedellerinden sorumlu olduğu, müşteri hizmetleri yönetmeliğine göre, elektrik bedelleri ödenmediği takdirde elektriğin kesilmesi gerektiği halde davacı şirketi tarafından elektriğin kesilmediği, bu durumun müterafik kusur teşkil edeceği ve takdirin mahkemede olduğunun belirtildiği, mahkemece davacının müterafik kusurlu olduğu belirlendiği ne var ki toplam alacak( ana para, gecikme zammı ve KDV) üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, dosyanın uzman bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, davalının normal tüketim bedelinin aslından (ana borçtan) her halükarda sorumlu olduğunun kabulü ile; Yönetmelik gereğince elektriğin kesilmesi gereken tarihin belirlenmesi, bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise davacının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ve bunun da ancak davacı için gecikme zammından indirim sağlayacağı nazara alınarak rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı, davalı borçlunun 10004951150 numaralı tarımsal sulama elektrik abonesi olduğunu, bu abonelikten kullanılan ve ödenmeyen elektrik bedelleri için dava dışı … ile davalı aleyhine … 2.İcra Müdürlüğünün 2012/3585 Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, fakat davalı borçlunun borçtan kendisinin sorumlu olmadığını, elektriğin dava dışı …tarafından kullanıldığını belirterek borca itiraz ettiğini, davalının abone olması sebebiyle sorumlu olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğunu belirterek itirazının iptali ile alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı, 495115 tarımsal sulama abonesi olduğunu, 2003 yılında İstanbul’a taşındığını, tarımla uğraşmadığını, 2003 yılından itibaren abone olduğu elektriği dava dışı …’ın kullanmaya başladığını, davalı … şirketinin elektrik faturası ödenmediği halde elektriği kesmeyerek zararın artmasına sebep olduğunu, kendisinden habersiz olarak kullanılan elektrik borcunu kabul etmediğini ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece; davalı borçlunun 16/04/2001 yılında elektrik abonesi olduğu, aboneliğin iptal edilmediği, abonelik sözleşmesi iptal edilmediği sürece, kim tarafından kullanılırsa kullanılsın tüketilen elektrik bedelinden idareye karşı abone olarak davalının sorumlu olacağı, dava konusu toplam 15 adet fatura bedelinin ödenmediğinin sabit olduğu, faturanın düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan elektrik tarifeleri yönetmeliğine göre fatura bedeli ödenmediğinde muayyen bir süre sonunda abonenin elektriğinin kesilmesinin gerektiği, yönetmeliğin bu açık hükmüne aykırı davranmakla davacı idarenin zararın artmasına kendi müterafik kusuru ile yol açtığı, bu nedenle Borçlar Kanunu 98.maddesi yollaması ile 44.maddesi hükmüne göre meydana gelen zarardan indirim yapılması gerektiği gözetilerek takdiren müterafik kusur nedeni ile %20 oranında indirim yapılarak açılan davanın kısmen kabulüne, … 2.İcra Müdürlüğü’nün 2012/3585 Sayılı icra dosyasında 61.007,54 TL.asıl alacak, 28.871,37 TL.gecikme zammı, 5.196,87 TL KDV olmak üzere toplam 95.075,78 TL alacakta Borçlar Kanunu’nun 44.maddesi uyarınca %20 alacaktan oranında indirim yapılarak 76.060,62 TL’lik kısım yönünden davalının takibe itirazının iptaline, takibin 76.060,62 TL üzerinden devamına, asıl alacak tutarı olan 61.007,54 TL.üzerinden %20 oranında (12.201,50 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde taraflarca temyiz edilmiştir.

Dava; ödenmeyen elektrik tüketim bedellerinin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.

1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalının tüm davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-) Davacının temyiz itirazlarına gelince,

Uyuşmazlık; zamanında ödenmeyen elektrik faturalarından dolayı tarife ve yönetmelik hükümleri gereğince davacının elektriği kesmesi gerekirken kesmemesi ve dolayısıyla davacının müterafik kusurlu olması nedeniyle ana tüketim bedelinden indirim yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Dava konusu olayda uygulanması gereken ve 01/03/2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 24/2.maddesine göre, “Müşterinin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapmaması hâlinde nihai tüketicilere enerji tedarik eden lisans sahibi şirketlerin bildirimi üzerine en az 5 iş günü içerisinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından elektriği kesilir.” söz konusu durum 2 gün içerisinde dağıtım şirketi tarafından ilgili tedarikçiye bildirilir.

01/03/2003 tarihli Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili hükümleri gereğince zamanında ödenmeyen faturalardan dolayı elektriğin kesilmesinin amir hüküm olduğu anlaşılmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında 16.04.2001 tarihli elektrik aboneliği sözleşmesi bulunduğu, aboneliğin devam ettiği, takibe konu borcun ilki 26/12/2005 son ödeme tarihli, en sonuncusu da 07/12/2012 son ödeme tarihli olan toplam 15 adet faturaya ilişkin olduğu anlaşılmıştır .

Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davalı abone, aboneliği iptal ettirmedikçe abonelik üzerinden tüketilen elektrik bedelinden davacıya karşı sorumludur. Davacının uzun bir süre elektrik tüketim bedeline esas faturaların ödenmemesine rağmen yönetmelik gereği elektriği kesmemesi davacı açısından müterafik kusur teşkil etse de, bu kusur tüketilen enerji bedelinin aslından davacının beraatını gerektirmeyeceği gibi (tüketim bedeli olan ana borçtan) hukukî sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz ve müterafik kusur nedeniyle ana tüketim bedeli üzerinden indirimi gerektirmez. Olsa olsa davacının elektriği kesmemesi dolayısıyla davacının müterafik kusuru nedeniyle, davalı açısından normal tüketim bedeli dışında gecikme zammı ve işleyecek yasal faizden indirim sağlar. Davacının müterafik kusuru nedeniyle ana tüketim bedeli üzerinden indirim davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açar ki, bu da usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil eder. Mahkemeler bir davadan başka bir dava üreten kurumlar olmadığı gibi hukukî uyuşmazlıkları nihaî olarak sona erdiren yargı mercileridir.

Mahkemece, hükme esas alınan raporda; davalının ödenmeyen fatura bedellerinden sorumlu olduğu, müşteri hizmetleri yönetmeliğine göre, elektrik bedelleri ödenmediği takdirde elektriğin kesilmesi gerektiği halde davacı … şirketi tarafından elektriğin kesilmediği, bu durumun müterafik kusur teşkil edeceği ve takdirin mahkemede olduğunun belirtildiği, mahkemece davacının müterafik kusurlu olduğu belirlendiği ne var ki toplam alacak( ana para, gecikme zammı ve KDV) üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı anlaşılmıştır. Anılan kararın Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına uygun olmadığı açıktır. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin 2016/ 21494 Esas ve 2018/9196 Karar sayılı kararı; yine 2018/6205 Esas ve 2018/10184 Karar sayılı kararı.)

Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek, dosyanın önceki bilirkişi dışında elektrik tüketim hesabı konusunda uzman olan elektrik mühendisi bilirkişiye ya da aralarında mühendis bilirkişilerin de bulunduğu üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, dava konusu alacak döneminde yürürlükte bulunan yönetmelik ve abonelik sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca, davalının normal tüketim bedelinin aslından (ana borçtan) her halükarda sorumlu olduğunun kabulü ile; Yönetmelik gereğince elektriğin kesilmesi gereken tarihin belirlenmesi, bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise davacının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ve bunun da ancak davacı için gecikme zammından indirim sağlayacağı nazara alınarak rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın HUMK’ un 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 Sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 Sayılı HUMK’un 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde davalı için karar düzeltme yolu açık, davacı için kapalı olmak üzere, 27.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (kazanci.com.tr)

Hukuki Haber sitesinden Alınmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz