GİRİŞ

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. maddesine göre, bazı istisnalar hariç olmak üzere yapı yapmadan önce belediye veya il özel idaresinden ruhsat almak zorunludur.

Uygulamada sıkça karşılaşılan sorunlardan biri belediyeden veya il özel idaresinden ruhsat almadan pergola ve sundurma yapılıp yapılamayacağıdır.

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 4. maddesinde Pergola ve Sundurmanın tanımı yapılmıştır. Bu maddeye göre;

– Pergola : Bahçede, bina cephelerini değiştirmemek kaydıyla terasta, hafif yapı malzemelerinden dikme ve sık kirişleme ile yapılan ve üzerine yeşil bitki örtüsü sardırılabilen, etrafı açık, yapı ruhsatı olmaksızın inşa edilebilen yapılar,

– Sundurma : Yağmurdan, güneşten ve rüzgârdan korunmak için yapı yaklaşma mesafesini ihlal etmemek kaydıyla, binaya bitişik olarak hafif malzemeden yapılan bölme duvarları olmayan üç tarafı açık örtüler olarak tanımlanmıştır.

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin “Yapı Ruhsatı Gerektirmeyen İnşai Faaliyetler” başlıklı 59. maddesinde de; “Basit tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı ve benzeri elemanların tamiri ve pencere değişimi ruhsata tabi değildir. hükmü yer almaktadır.

Aşağıda daha ayrıntılı olarak değindiğimiz yargı kararlarında, pergola ve sundurmanın esas itibariyle ruhsata tabi olmadığı kabul edilmektedir. Ancak bazı durumlarda pergola veya sundurma olarak nitelendirilen imalatlar ruhsata tabi kabul edilerek yıkım ve para cezası verilebileceğine ilişkin yargı kararları da mevcuttur.

Danıştay kararlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere, pergola ve sundurmanın ruhsata tabi olmadığının kabul edilebilmesi için; “Genel olarak İmar Kanunu’nda düzenlenen yapı tanımı kapsamında inşa edilmemiş olması, dolayısıyla kapalı alan oluşturmayacak şekilde, etrafı açık, gölgelik amacına yönelik olarak ve bina cephesini değiştirmeyecek şekilde, hafif yapı malzemeleri ile yapılmış olması gerekmektedir.”[1]

Bu yazımızda, pergola/sundurmanın herhangi bir yaptırımla karşılaşmaması için taşıması gereken niteliklerin ne olduğu ve dikkat edilmesi gereken hususları inceleyeceğiz.

1. KULLANILAN MALZEME

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde, pergola ve benzerlerinin ruhsata tabi olmadığı düzenlenmiş ve yargı kararlarında da yönetmelikteki tanımına uygun inşa edilen sundurma ve pergola benzeri imalatların ruhsat gerektirmediği kabul edilmiştir. Bu hususları göz önüne aldığımızda ruhsata tabi olmayan pergola ve sundurmanın niteliğinin belirlenmesinde öncelikle yukarıda yer verdiğimiz Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğindeki tanımları esas almak gerekmektedir.

Yönetmelikte pergola ve sundurmanın tanımı yapılırken “hafif malzeme kullanılması” gerektiği belirtilmiştir. Hafif malzeme kullanılmasının şart koşulmasında, ana yapının taşıyıcı unsurunun etkilenmemesi ve ilave bir inşaat alanı kazanılmaması amaçlanmaktadır. Ruhsat gerektirmemesi nedeniyle idarenin herhangi bir denetimine tabi olmayan imalatın taşıyıcı sistemi etkilemeyecek ve alan kazanımı sonucunu doğurmayacak nitelikte malzemeden yapılmasının öngörülmesi makul ve yerindedir.

Yönetmelik pergola ve sundurma imalatında kullanılacak malzemeye bir sınırlama getirmemiş, malzemenin genel niteliğini ve kullanım amacını belirtmekle yetinmiştir. Yargı kararlarında da hangi malzemelerin kullanılacağı konusunda katı bir yaklaşım sergilenmemekte, somut olayın özelliğine göre kullanılan malzemenin niteliği ve hangi amaçla kullanıldığı esas alınarak karar verilmektedir.

Danıştay kararlarında; taşıyıcı sistemi ahşap malzemeden, üzeri hafif ve basit malzeme ile örtülen sundurma[2]; mimari projesinde “üzeri herhangi bir malzeme ile kapatılmayacaktır” şerhi bulunsa da üstü tamamen kapatılmayıp, üstüne açılır kapanır sistem yapılan pergola[3]; demir profil ayaklar ve yine demir profiller üzerine ahşap malzeme ile yapılan, üstünün de polikarbonat v.b polyester malzeme ile kapatılan sundurma[4] diğer şartları taşıdıkları takdirde ruhsat gerektirmeyen imalat olarak kabul edilmişlerdir.

Yine pergola/sundurmanın üzerinin kiremit çatı örtüsü ile kaplanmasının ruhsat gerektirmediği yönünde çok sayıda yargı kararı mevcuttur.[5]

Hatta, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu altı adet 18 cm ebadında beton kolon dikilerek yapılan 37.5 m² büyüklüğündeki imalatın, güneş ve yağmurdan korunmak amacıyla yapıldığı, etrafının açık olup kapalı alan oluşturmadığı ve bu haliyle ana yapının taşıyıcı unsurlarını etkilemeyen pergola niteliğinde olduğu gerekçesiyle ruhsata tabi olmadığına karar vermiştir.[6] Söz konusu yargılamada, ilk derece mahkemesi; etrafı açık olsa da beton kolonlu pergolanın yapı niteliğini taşıdığı, ruhsata tabi olması için “bina” niteliğinde olması gerekmediği ve “yapı” niteliğindeki bu imalatın ruhsat gerektirdiği yönündeki hükmünde direnmiş ve bu direnme neticesinde dosyayı inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu; her ne kadar etrafının açık olmasının yapı niteliğini ortadan kaldırmayacağı konusunda ilk derece mahkemesiyle hemfikir olsa da; beton kolonlar üzerine imal edilen pergolanın, yönetmelikle özel olarak ruhsattan müstesna tutulması ve bu istisnadan yararlanmak için aranan şartları taşıması durumunda 3194 sayılı Yasanın 5.maddesindeki “yapı” tanımı kapsamında kabul edilmemesi gerektiğini ve pergole nitelikli imalatın ruhsata tabi olmadığına hükmetmiştir.

Görüldüğü üzere pergola ve sundurmanın ruhsata tabi olup olmadığı hususunda, yapımında kullanılan malzemenin niteliğinden çok, yönetmelikte belirlenen; yağmur ve güneşten koruma amacının dışına taşmaması, kapalı alan oluşturmaması ve ana yapının taşıyıcı unsurlarını etkileyecek şekilde imal edilmemesi belirleyici olmaktadır.

2. NİTELİĞİ VE KULLANIM AMACI

Pergola ve sundurmanın niteliği, yapıldığı yere veya yapan kişinin ihtiyaçlarına bağlı olarak değişiklikler gösterebilir. Esas olan yönetmelikte aranan şartları taşımasıdır.

Danıştay açık çatı terasında sadece önü ve sağ tarafı açık olan pergolenin etrafının açık olma niteliğini etkilemediğine hükmetmiştir.[7] Yani kapalı alan oluşturmadığı sürece pergolanın 3 tarafının da açık olması şart değildir. Söz konusu kararda, pergolenin, bilirkişi raporunda çatı eğimi yüksekliği ve çatı şeklinin değişmesi sebebiyle bina görünümüne tesir eden ve kullanım amacını değiştirdiği belirtilmesine rağmen ruhsat gerektirmediğine karar verilmiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu benzer bir durumda verdiği kararda; sundurmanın, çatı eğimini değiştirdiği, bulunduğu ilin imar yönetmeliğinde belirlenen ölçülerden büyük olduğu ve projesine aykırı olarak yapıldığı iddiaları da tartışılmış ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde belirtilen niteliklerdeki bir sundurmanın “yapı” kapsamında değerlendirilemeyeceği nedeniyle il imar yönetmeliğine aykırılığının ve ruhsattan muaf olması sebebiyle de projeye aykırılığının söz konusu olamayacağına hükmedilmiştir.[8]

Güneş ve yağmurdan korunmak amacıyla binaya bitişik olarak yapılan, etrafı açık, taşıyıcı sistemi ise ahşap malzemeden yapılan ve üzeri hafif ve basit malzeme ile örtülü bir sundurmanın etrafının katlanabilir camla çevrilmesinin yargılandığı bir dosyada Danıştay; katlanabilir cam kullanılmasının kapalı alan oluşturmak olarak değerlendirilmeyeceğine ve bu şekilde imal edilen bir sundurmanın da ruhsata tabi olmadığına hükmetmiştir.[9]

Pergola ve sundurmanın ruhsata tabi olup olmadığının değerlendirilmesinde bir başka husus da sökülebilir malzemeden yapılmış olmasıdır. Danıştay bu konuda da yönetmelikteki amacın dışına çıkılmaması halinde ana yapının betonuna sabitlenerek monte edilen demir, ahşap vb. profillerin sökülebilirliği ve dolayısıyla ruhsat muafiyetini etkilemediğini kabul etmektedir.

Ahşap, metal profillerin betona geçirilmesi nedeniyle belediyelerce sökülebilirlik özelliklerinin bulunmadığı iddiasıyla haklarında işlem yapılan pergola/sundurmaların kapalı alan oluşturmayacak şekilde, güneş ve yağmurdan korunma amacına yönelik olarak, taşıyıcı unsuru etkilemeyecek nitelikte ve sundurma tanımına uygun imalatın ruhsata tabi olmadığına karar verilmektedir.[10]

Zemine beton dökülmek ve etrafı kapatılmak suretiyle yapılan “etrafı kapalı çardak” niteliğindeki imalat; etrafı açık, gölgelik amaçlı, hafif yapı malzemeleri ile yapılmış pergola niteliğinde olmadığı, ruhsat gerektiren yapı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.[11]

3. YAPILDIĞI YER

Pergola ve sundurmanın ruhsata tabi olup olmadığını belirlerken, hangi malzemeden, hangi ebatlarda ve ne şekilde imal edildiği hususlarına ek olarak nerede yapıldığı da önem arz etmektedir. Pergola ve sundurmanın sitede ortak kullanım alanını, bahçe ve çekme mesafelerini işgal edip etmediği ruhsat konusunda belirleyici olabilmektedir.

Yargı kararlarında site içerisinde yapılan pergola ve sundurma imalatı ile ilgili olarak ikili bir ayrıma gidilmektedir. Çok katlı bloklardan oluşan sitelerdeki herkesin kullanımına açık olan ortak alanlarda yapılan pergola ve sundurmaların ruhsat gerektirdiği, bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanunundaki prosedürlerin de işletilmesi gerektiği yönündeki kararlar istikrar kazanmıştır.[12]

Bununla birlikte Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında genelde iki katlı müstakil konutlardan oluşan sitelerde, sitenin ortak kullanım alanı olmasına rağmen ilgili konutun bağımsız kullanımına ayrılan ön veya arka bahçesine pergola ve sundurma yapılmasının ruhsat gerektirmediği kabul edilmektedir.[13]

Binaya ait mimari proje ozalitinde ön bahçe mesafesinde herhangi bir imalatın gösterilmemesine rağmen, binanın giriş katında bulunan işyerinin bahçe mesafesi içerisinde yapılan üstü açılır kapanır pergolanın ruhsata tabi olmadığına karar verilmiştir. [14]

Yaya kaldırımı ile aynı seviyedeki ön bahçe mesafesinde projeye aykırı olarak pergola sundurma yapılması da ruhsata tabi kabul edilmemiştir.[15]

Bağımsız bölümün ön cephe ve arka cephesinde bulunan zemin terasların ve giriş sahanlığının kapatılması (kış bahçesi yapılarak kapalı olan oluşturulması nedeniyle) pergola niteliğinde olmadığından ruhsata tabi kabul edilmiştir.[16]

Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı (eski eser) olarak tescilli yapının çatısına izinsiz ve ruhsatsız olarak yapılan alüminyum doğrama pergola; Koruma Amaçlı Revizyon İmar Planı Plan Hükümlerine göre ruhsata tabi olması, eski eser niteliğindeki yapıya 2863 sayılı Kanuna göre koruma bölge kurulundan izin alınmadan inşaî ve fizikî müdahalede bulunulmasının yasak olması, ayrıca pergolanın tescilli yapının cephe görünümünü ve çatı eğimini değiştirmesi nedeniyle basit tamir ve tadil kapsamında sayılamayacağı kabul edilmiştir.[17]

SONUÇ

Pergola ve sundurmanın ruhsata tabi olup olmadığı konusunda kanun ve yönetmeliklerde ayrıntılı bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu konudaki detaylar kanun ve yönetmelik hükümlerinin yargı mercilerince yorumlanması sonucunda ortaya çıkmıştır.

Yargı kararlarında aynı nitelikteki pergola ve sundurmalar hakkında farklı kararlar bulunması kafa karışıklığına neden olmaktadır. Aynı nitelikteki imalatlar için farklı kararlar verilmesi, pergola ve sundurmanın yapıldığı taşınmazın bulunduğu alandan, kullanılan malzemeki küçük farklılıklardan, imalatın ebatlarından, bulunduğu ildeki imar yönetmeliğinden vs. nedenlerden kaynaklanmaktadır.

Bu sebeple bir pergola ve sundurmanın ruhsata tabi olup olmadığını değerlendirirken her somut olayın özelliğine göre inceleme yapmak gerekmektedir.

Tüm bunlarla birlikte, yapının yapılaşma yasağı bulunan sit alanı gibi bir alanda ya da siteye ait ortak alanda bulunması gibi özel bir durum bulunmaması halinde, ruhsata tabi olmayan bir pergola/sundurmanın taşıması gereken nitelikler hakkında yargıda bir görüş birliği mevcuttur.

Yargı kararlarına göre bir yapının Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 63. maddesindeki ruhsata tabi olmadığının kabul edilebilmesi için:

– Genel olarak İmar Kanunu’nda düzenlenen yapı tanımı kapsamında inşa edilmemiş olması,

– Kapalı alan oluşturmaması,

– Etrafı açık, gölgelik amacına yönelik olması,

– Bina cephesini değiştirmeyecek şekilde, hafif yapı malzemeleri ile yapılmış olması,

– Taşıyıcı sisteme zarar vermeyecek malzemeden yapılması,

– Taşıyıcı sisteme zarar vermeyecek şekilde monte edilmesi,

– Güneş ve yağmurdan korunma amacıyla yapılması ve bu amacı aşacak nitelikte olmaması gerekmektedir.

——————————–

[2] Danıştay 14. Dairesinin 23.01.2018 tarih ve E:2015/10619, K:2018/18 sayılı kararı

Hukuki Haber sitesinden Alınmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz